4 Ekim 2013 Cuma

Victorian Romance Emma

Eğer siz de benim gibi Jane Austen'ın kaleminden çıkan tarzda dizileri sevenlerdenseniz ve bir de animelere ilginiz varsa işte tam size göre bir seri Victorian Romance Emma. O'nu eşfettiğimi sıralar 2007 yılı bahar dönemi üniversite son sınıfta neredeyse her gece bitirme tezime gömülmüş halde bilgisayar başında sabahlıyordum. Konu içeriğinde yer alan Crystal Saray'a dair görsel aramalarım tesadüfen beni bu seriye götürdü. Fotosentez modunda geçen bitirme yılımda sosyal hayat namına hiç birşeye zaman ayıramıyordum. O yüzden bu anime bana ilaç gibi gelmişti. İlk bölümün ardından konusu beni sımsıcak sardı ve nette bulup indirmeye başladım. Ardından hikayenin Kaori Mori tarafından kaleme alınan ve O'nun mükemmel çizimlere imza attığı orijinal mangasını da okudum.

Hikaye 19.yy İngiltere'sinde hizmetçi Emma ve varlıklı bir ailenin oğlu William arasında filizlenen aşkı anlatıyor. Konu çok sıradan değil mi? Bence de öyle:) Ama klişe olarak niteleyebileceğimiz bu öyküyü anime olarak izlemek kesinlikle farklı bir tat bırakıyor insanın hafızasında.Ortamın animeçöplüğüne döndüğü günümüzde böyle nadide yapımlara denk gelebilmek şans doğrusu. Her yıl yeni yayın dönemi animlerine bir bakarım ama genelde izlemeye değer pek bişey çıkmaz. Bu yüzden döner dolaşır arşivime göz atarım. Aradan geçen onca zaman rağman arada açıp tekrar ve tekrar izlediğim yegane serilerden biri ve kanımca başarılı.

Victorian Romance Emma'da Başlıca Karakterler  

Emma: Kelly Stowner'ın hizmetçisidir. Küçük yaşta ailesini kaybeden Emma amcasının yanına yerleşir. Ancak yengesinin zorba davranışlarına maruz kalır. Deniz kenarında midye toplayarak aileye para kazanması için zorlanır. Günün birinde küçük çocukları kaçırıp onları satan bir adam tarafından tutsak alınır ve Londra'ya getirilir. Şans eseri kaçmayı başarınca sokaklarda yaşamaya başlar. Kimi zaman çiçek satar, kimi zaman evlerde ufak işler yapar. Kelly Stowner'la karşılaşır ve kendisiyle gelme teklifini kabul eder. Yeni ev yaşamını kolaylıkla benimser. Hanımefendiye gerçek bir saygı ve sevgi duyar.

William Jones: Jones ailesinin ilk çocuğu ve varisi, varklıklı bir aileden gelen bir İngiliz beyfendisidir. Ailenin zenginliği doğuştan gelen asaletle değil ticari kazançla oluşmuştu.  Çocukkan eğitmeni Kelly Stowner'dı. O'nu ziyaret için gittiği gün Emma ile tanıştı ve O'dan etkilendi. Ancak sıradan birine aşık olmak 19.yy da kolay benimsenir birşey değildi. Bir yandan ailesine karşı yerine getirmek zorunda olduğu sorumluluk ile diğer yanda kalbi arasında seçim yapmak zorundaydı. 

Kelly Stowner: 18 yaşında evlenip 20 yaşında dul kalan bayan Stowner bir süre soylu aile çocuklarının eğitmeni oldu. William'ı sevmiş ancak hislerini belli etmemişti. Aslında muhtemelen O'nu sahip olamadığı çocuğu gibi düşünüyordu. William'ın eğitimi sona erdiği sıralar Emma'yı görmüş, küçük kız zeki bakışları ve terbiyeli duruşu ile dikkatini çekmişti. Böylece onu hizmetçi olarak yetiştirmek üzere yanına aldı. Aynı zaman da eğitimini de üstlendi. Hiçbir zaman sözcüklere dökmese de Kelly Emma'yı fazlasıyla sevmekteydi. Aynı durum Emma için de geçerliydi. 

Prens Hakim Atawari: Hindistan'ın İngiliz sömürgesi olmasının ardından ülkeden İngiliz yaşam tarzı özellikle zengin ailelerin benimsedikleri birşeydi. Hakim, William'ın Ethon Koleji'nden okul arkadaşıydı. Londra'ya ziyaret için geldiğinde yanında dört cariye ve pek çok hizmetkarla eşyalarını taşıyan devasa fillerini de beraberinde getirmişti. Başına buyruk, gizemli ama beyfendi tarzıyla serinin en ilgi çeken karakteri sayılabilir. Emma ile karşılaştıklarında O'ndan etkilendi ancak William'ın kıza ilgisini fark etmekte gecikmedi. Emma'nın da Villiam'ın hislerine karşılık verdiğini anlayınca rekabet etmedi. 

Elenor Champell: Viskont Campell'in iki kızından küçüğüdür. Sosyetede katıldığı ilk resmi baloda William ile karşılaştı ve ilk dansı da O'nunla yaptı. O günün şartlarında -uygun eş bulmak ve evlenip çocuklarını büyütme- mantığı ile yetişen her kız gibi iyi eğitim görmüş, terbiyeli ve güzel bir kızdı. Kibar genç adamdan etkilenmesi kaçınılmazdı. Zaten hem annesi hem de William'ın kızkardeşlerinin beklentisi bu yöndeydi. Ancak uzun süre William'ın kendisine benzer hisler beslemediğini fark etmedi. 

Hans: Emma'nın hizmet etmeye başladığı ikinci evde çalışan Alman kökenli Hans hislerini belli etmekte zorlanan, dışardan bakıldığında ise umursamaz ve soğuk görünen biriydi. Emma'ya beslediği hisler de bu anlamda aslında oldukça belirsizdi. Emma da başlangıçta sonradan aralarına katılan ve gerçekte hakkında fazla birşey bilinmeyen ve birazda bu yüzden diğerlerinin güven duymadığı biriydi. Hans uzun süre Emma'yı anlamaya çalıştı. O'nun kendisinden bilinçli biçimde hoşlanmadığını zannetti. 

Aurelia (Jones): Richard Jones'un karısı William, Elenor, Wivian, Colin'in annesiydi. 1800'lü yılların ikinci yarısında O ve Richard bir baloda tanıştılar. Aralarında gelişen sevgi evlilikle sonuçlandı. Her ne kadar soylu da olsa Aurelia, asalet ve O'nun getirdiklerinden mutluluk duymuyordu. Ancak kocasının işleri onu balolara katılmak, çay partileri düzenlemek ve daha pek çok sosyal etkinliğe katılmasını gerektiryordu. Bir süre sonra sağlığı bozulunca doktor tavsiyesiyle çocuklarını ve eşini bırakarak Londra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Bayan Dorothea'nın yaptığı ziyarette Emma ile tanıştı.

Dorothea: Emma'nın doğduğu kente dönerken tren garında tanıştığı ve sonrasında evinde hizmetçi olarak çalışmaya başladığı Alman kökenli soylu bir hanımefendir. Mrs. Trollope (Aurelia) ile uzun yıllara dayanan bir dostluğu vardı ama aslında hakkında çok bilgi sahibi olan kişidir.

0 yorum:

Yorum Gönder