13 Eylül 2013 Cuma

Magic Knight Rayearth (Sihirli Şövalyeler)

Clamp'in elinden çıkan serilerde karakterler genellikle estetik ve zariftir. Erkeklerde de aynı ince kadınsı (Bishonen) yapıyı görürsünüz. Yapım şirketinin ilk ve en iyi çalışmalarında biri olan Magic Knight Rayearth'ı  ilk kez Show Tv'de daha sonra  tekrar furyasının devam ettiği sıralar su an yayın hayatında yer almayan BRT ekranında izleme imkanı bulmuştuk. Seri o zamana kadar izlediğim animelerle birlikte sahip olduğum 90'lı yılların "iri gözlü, ince, uzun ve zarif" genellemesini yıkmış ve özellikle orantısız beden yapısı ve sert çizgileriyle beni hayli ters köşe etmişti. Hatta bu bir anime mi ki diye düşündüğümü hatırlıyorum. Ayrıca açılış müziği de kulak tırmalayıcı sayılabilecek rock tarzıyla bildiğimiz anime şarkı standartlarının dışındaydı. O günün şartlarında kanalda birilerinin bilinçli tercihiyle mi yoksa es kaza mı alınmıştı bilmiyorum kesinlikle iyi bir seçimdi.

Gelelim konusuna...Üç ayrı okula mensup ve birbirlerine yabancı üç kız, Hikaru Shidou, Umi Ryuuzaki, Fuu Hououji Tokyo Kulesi gezisine gelmişlerdir. Erkeksi ve çocuksu tavırlarıyla alev saçlı Hikaru kule dürbünü ile etrafı izlerken sınıf arkadaşları diğer okullardan gelen öğrencileri izlemekte ve yorum yapmaktadır. Sonra aniden etrafı saran ışıkla orada bulunan herkes adeta kör olur. Kalabalığın içinde sadece Hikaru, Umi ve Fuu efsanevi Sihirli Şövalyeleri Cephiro'yu kurtarmaları için yardıma çağıran duru bir ses  duyar ve altın saçlı güzel bir kızın silik silüetini görürüler. Ayakları yerden kesilir ve boşluka bir süre asılı kaldıktan sonra adete üzerine döküldükleri uçan bir balık sayesinde yara almaksızın kendilerine tamamen yabancı bir dünyaya gelirler. Başlarına gelenlere bir anlam veremezler.

Dev sevimli balıkla kolayca iletişim kuran meraklı ve kıpır kıpır Hikaru ortamı benimsemiştir. Şüpheci ve biraz kendini beğenmiş görünen Umi'nin aksine Fuu da yapıcı ve ılımlıdır. Kısa tanışma faslını sonrası farkederler ki her üçü de aynı yaştadır. (Bu Fuu ve Umi'yi hayli şaşırtır çünkü Hikaru'yu ilkokul öğrencisi zannederler.) Umi sizlerini anlayan balıktan kendilerini eve götürmesini ister. Ancak bu istek yaratığı çağıran bir erkek sesi tarafından yanıtsız bırakılır. Tuhaf kıyafeti ve elinde taşıdığı asasıyla karşılarında duran Cephiro'nun Baş Büyücüsü Clef kısaca ülke efsanesinde yeraldığı üzere Sihirli Şövalyelerin Rün Tanrılarını uyandırarak tutsak halde bulunan Prenses Emeraude'u kurtarmadıkları sürece geri dönmelerinin imkansız olduğunu belirtir. Şu anki çekirdek Prenses Emeraude ise günün birinde başrahip ve sağ kolu olarak nitelendirebilecegimiz Zagato tarafından kaçırılmış ve tutsak edilmiştir. Çekirdeğin dualarından mahrum kalan Cephiro ise artık korkunç bir yıkım ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Zagato - Emeraude ve Sihirli Şövalyeler
Umi herhangi bir biçimde dahil olmadıkları bir konuda birşey yapmaya istekli değildir ve Clef'in sözlerine şiddetle karşı çıkar. Ancak başka seçenekleri olmadığını anlamaları uzun sürmez ve en azından bir süre Clef'in rehberliğinde yola devam etmeye gönüllü olurlar. Başlangıçta herbiri içlerinde saklı büyüyü ortaya çıkaracak türden kendilerini sınayan ve her defasında güçlerini, Clef tarafından verilen zırhlarını ve silahlarını geliştiren bir sürü olay yaşayacak ve karşılarına çıkan düşmanla mücadele ederken en başında sadece basit bir özgürlük ve eve dönüş macerası olarak gördükleri bu yolculuk yüzleştikleri asıl gerçekle birlikte kalplerinde derin bir sızı ve hayal kırıklığı ile sona erecek ve üç kız amaçlarını hatta kendilerini sorgular hale gelecektir.

Serinin 2. sezonu da bence ilk sezon kadar başarılı. Hikayeye katılan yeni karakterler Şövelye Lantis, Autozam Komutanı Eagle. Cizeta Prensesleri Tata ve Tatra ile Fahren Prensesi Aska'nın yanı sıra (Bu sonuncusu bence en çekilmez ve gereksiz olanı) ilk sezonun pekçok karakterini yeniden görmek mümkün. Bir kez daha Cephiro'ya dönen ama nasıl döndüklerini anlayamayan Sihirli Şövalyeler Hikaru, Umi ve Fuu hayatlarını adayacak kadar sevdikleri büyülü evrenin yine yıkımın eşiğinde olduğunu ancak bununla birlikte üç farklı ülke tarafından da ele geçirilimek üzere kuşatıldığını öğrenirler. Ayrıca Hikaru'yu tehlikenin merkezine çeken ve gölgelerde gizlenen daha büyük bir tehlike vardır. Yani şimdiki mücadeleleri hem istilacılara hem de bu gizemli tehdide karşı olmak zorundadır. Anime, Shojo türünün en iyi örneklerinden biri. Ayrıca 2. sezon kahramanlarımız için daha fazla romantizim barındırıyor.

Hikayenin tamamını anlatmayı çok istesem de  izleme zevkine gölge düşüreceği için kısaca büyülü Cephiro evreninden bahsetmeye geçeceğim. Bu evrende insanlar ve türlü çeşit sihirli yaratıklar birarada uyum içinde yaşamaktadır. Fantastik evrende yaratıkların dışında büyü kullanıcılarının yanısıra kılıç kullanan savaşçılar vardır. İradesi herkesinkinden çok daha güçlü olan  ve Çekirdek / Temel Taşı (Hashira) olarak adlandırılan kişi, tüm kalbi ve ruhuyla kendini sadece ve sadece Cephiro'ya adamakta, dualarıyla ülkenin huzur ve mutluluğunun devamlılığını sağlamaktadır. Yaş,cinsiyet ya da ırk ayrımı olmaksızın çekirdeği Cephiro'nun kendisi belirler. Seçilen için sorumluluğunu yerine getirmekten başka seçenek yoktur. Bu Cephiro'nun kanunudur.

Hikaye sağlamlığı ve kısa-öz yapısıyla 1995 yapımı Magic Knight Rayearth hala tekrar ve tekrar keyifle izlediğim animlerden biridir. Özellikle romantik öğeler sözkonusu olduğunda pekçok seri bende koca bir boşluk hissi bırakıyor. Bu anlamda Rayearth'ın Clamp'a mensup manga çizerine doyurucu senarosu için minnetarım. Bana göre artık günümüzde yapılan nerdeyse hiçbir anime tekrar izlenebilir hissi uyandırmıyor. Zaten bu yönü güçlü değilse bir anime "benim açımdan" başarılı değildir. Son olarak seri için hazırlanan orijinal soundtrackt'ler ve single'lar da fazlasıyla başarılı.

Şarkı sözleri için  Tıklayın

2 yorum:

şaşkın dedi ki...

sihirli şovalyeleri izleyemiyorum bölümlerini nasıl izlerim acaba

Princess Emeraude dedi ki...

Bir siteden 720p.mkv olarak indirmiştim birkaç ay önce, ben indirmeyi tercih ediyorum çünkü. İzlenebilecek bir site bilmiyorum, özellikle Türkçe altyazılı arıyorsanız, ama denk gelirsem msj atarım.

Yorum Gönder