5 Mart 2013 Salı

Lady Oscar (Rose Of Versailles)



LADY OSCAR (ROSE OF VERSAILLES)

Bir nostalji anime bloğu açıp bu seriden bahsetmemek olmazdı. Kaç kere üstelik kimi zaman acayip isimler verilerek özel kanallarımızda yayınlanmadı ki?  İzlemek için sabah altı buçukta uyandığımı hatırlarım:) Uykumu bölüp yaptığım fedakarlığı düşününce şimdi beni gülümsetiyor. Ancak eskiden tv dışında internet gibi bir seçeneğe sahip olmayan bizler için ekranda boy gösteren her anime bir nimetti. Bazılarının tekrarı da rahatsızlık vermiyordu.  

Genelde izlemek isteyenlerin keyfini kaçırmaktan kaçınmak adına aslında seri hakkında fazla bilgi verme taraftarı olmasam da fikir sahibi olmayıp konusu ne ile ilgili diyenleri aydınlatmak adına birkaç satır yazmadan geçmekte istemedim.

Kraliyet üst düzey askerlerinden soylu General de Jarjayes, altıncı çocuğunun doğumunda sabırsızlıkla beklediği varisi kucağına alacağını umarken kendisine yine bir kız çocuğu dünyaya geldiği haber verilince büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Ancak birkaç dakika sonra kollarındaki bebeği havaya kaldırır ve Oscar Franchois adını verdiği bebeği oğlu olarak yetiştireceğini açıklar. Bu karar  altın saçlı bebeğin tüm hayatını değiştirecektir.

Fransa kralı 15. Louise, Avusturya ile devam eden savaşı sona erdirmek istemektedir. İki ülke arasındaki dostluğu perçinlemek adına Avusturya Prensesi Marie Antuanette ile torunu Fransa veliaht prensi ile  Louis Auguste'un evlenmesine karar verilir.

Dadısının torunu Andre  Grandier ile büyüyen Oscar bir erkek gibi giyinir ve erkek gibi davranır. 15. Louis'in buyruğu ile 14 yaşına girdiğinde kraliyet muhafız alayı komutanlığına seçilir. Görevi kabul etmek istemeyen Oscar babasının emrine karşı çıkar. Aslında Paris'e gelecek olan veliaht prensesin bakıcılığını yapmak istememektedir. Ancak emrin geldiği yer ailesini zor duruma bırakacağı için hakkında verilen karara uymaktan başka seçeneği de yoktur.

Paris'e geldiği gün meydana gelen kaçırılma girişiminden kurtarmasının ardından Oscar ve veliaht prenses arasında dostluk bağları gelişir. Oscar saray hayatına adım atarken Antuanette zengin ve refah içinde tasasız bir hayatın pırıltılı dünyasında kaybolur. Antuanette  saray entrikaları için fazlasıyla toydur. 15. Louise'in  metresi ile devam eden uzun soluklu güç savaşında Oscar tarafından korunsa da çevresindekilerin etkisinde kalmaktan da kurtulamaz. Öte yandan evliliğinde hayal ettiğini bulamayan Antuanette bir gece katıldığı maskeli baloda yakışıklı İsveç Kontu Hans Axel Von Fersen'e aşık olur.


Oscar, Fersen'le konuşup buna engel olmak istese de başaramaz. Öte yandan kendisi de kaçınılmaz biçimde konta aşık olur. Ancak umutsuzca fark eder ki Fersen de prensesin duygularına karşılık vermiştir. Hislerini kalbine gömmeyi seçer. Geleceğin Fransa kraliçesi ile bir hayatı olamayacağını çok iyi bilen Fersen de bağımsızlık savaşı devam eden Amerika'ya gidecek gönüllü Fransız subaylarını komuta etmek üzere Paris'ten ayrılarak sevdiği kadında uzaklaşmaya karar verir. Kararı sadece Antuanette'i değil Oscar'ı da derinden sarsar.

Paris'in arka sokaklarında ise başka hikayeler vardır. Rosalie, Jeanne ve anneleri  sefaletin eşiğindeyken saray sadece kendi içindekilere değil Polignac ailesi ve daha birçok dalkavuğa da zenginlik sunmaktadır. Ayrıca artık yıllar sonra patlak verecek olan devrimin önderi simalar fikirlerini canlandırmaya başlamıştır. Yine sadakatini sunduğu ve sevdiği kraliçeye rağmen  ülkede bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark eden Oscar gibi ender soylular da vardır.


Maskeli bir soyguncunun zenginleri hedef alan saldırılarını araştırmaya adayan Oscar arkasında güçlü simaların rol aldığı tehlikeli bir oyunun içine çekilir ve bu hengamede kendisini korumak isteyen Andre bir gözünü kaybeder. Fransa'da değişim rüzgarının ufak ufak kendini belli ettiği sıralar aradan geçen yedi yılın ardından Fersen  Paris'e döner...O sırada Oscar'ın görülmeye değer sevincini izleyen bir başka göz, hislerini tıpkı sevdiği kadın gibi uzun yıllardır gizleyen uşağı (yaveri yada her neyse...bu karaktere o sıfatları koymaktan hoşlanmıyorum:) Andre'dir. Uzun sohbetin ardından Oscar geçen zamanın Fersen'in duygularını değiştirmediğini anlayamaz ya da anlamak istemez. İlk kez kendini bir kadın gibi hisseder. Kadın gibi giyinerek ama kimliğini gizleyerek kraliyet balosuna katılır ve Fersen'le dans eder... Dans sonunda doğru kendisini "değer verdiği arkadaşı" Oscar'a benzeten, bunu belli eden sözler söyleyen ve en nihayetinde yaşadıkları anlık yakınlaşma sonrası tanır gibi görünen Fresen'den kaçarak baloyu terk eder...

Karşılıksız aşkların gölgesinde mutlu olabilen tek çift sanırım Kraliçe Antuanette ve Fersen. Tabii o da göreceli. Ne de olsa ilişkilerini gizli tutmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıyadırlar. Özellikle Oscar'ın Fersen'e  aşını itiraf etmek zorunda kaldığı sahneler  ve geri planda  Andre'nin çektiği acı görülmeye değerdir. Tabii bir de aşkını itiraf ettiği bölüm fazlasıyla sarsıcıdır. Yapım yılı düşünülecek olursa dönemine göre hele de Türkiye'de bazı sahneler izleyenleri hayli şaşırtan cinstendi:) Seri sadece konu örgüsü için bile izlenmeye değer. Ancak yapım yılı itibariyle günümüz animelerinin kalitesini ararsanız düş kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Uzun süre önce Lady Oscar'ın bir anime sinema versiyonu olacak diye duymuştum. Bazı kült serilerde görülen seriden alınan sahnlerin teknolojik anlamda yenilenerek sinamalaştırması gibi birşeydi sanırım. Ama hiçbir yerde denk gelmedim. Sanırım yayınlanmadı. İnşallah günün birinde birileri bu seriyi yeniden yapmak ister. Neden yapılmadığını anlayabilmiş değilim aslında. Tabii Sailor Moon gibi bir düş kırıklığı yaşatmaz umarım.

Son olarak Lady Oscar'ın müziklerine değinmem gerekirse, kesinlikle iyi iş çıkarılmış. Açılı ve kapanış müzikleri gayet güzel. Arka fon müzikleri de. Ancak özellikle tüm müzikleri içeren bir albüme denk gelmedim ne yazık ki.

2 yorum:

emiko dedi ki...

Guzelim muziklerinden hic bahsetmemissin ama :)

Emeraude Sanane dedi ki...

Senden de birşey kaçmıyor tatlım ya:) Eklerim artık bi ara. Unutmusum aslında. Müziklerinden söz etmemek olmaz tabiki. Hatta senin lyric cevirini eklerim belki:) Tabii izninle:)

Yorum Gönder