5 Mart 2013 Salı

Hana Yori Dango Anime ve Japon Live Action Uyarlama Vs Kore Uyarlama Kkotboda Namja

Normalde animelerin Live Action yani televizyon dizisi haline getirilmesi olayına pek de sıcak bakmam. Ancak Hana Yori Dango bu düşüncemi yıkan yegane animedir. İyi ki birileri bu seriyi kanlı calı hale koyup dizi haline getirmiş. Çünkü anime versiyonu benim için en berbat animeler listesinde ilk 5'te yer alıyor desem abartmış olmam. Aynı dönemde, hemen öncesi Marmelade Boy'u izlemiştim ve benzer tarzı olduğunu varsayarak izleme bahtsızlığına uğradım. Resmen harcanmış bir seriydi. Bu animeyi yapmak tam bir zevksizlik örneği olmuş. Karakterler çok ot ve çirkin, çizimler donuk ve ruhsuz. Biliyorum ki animeler sadece konu değil görsel anlamda da genelde mangaya bağlı kalınarak oluşturuluyor. Ancak özellikle hele o Rui karakteri yok mu? Yüz ifadesi psikopat katiller gibi. Aslında hiçbirinde bir sevimlilik yoktu ki! Tabii bu benim naçizane görüşümdür. Ancak anavatanında nasıl bu kadar büyük bir ilgi gördü bilemiyorum.  Seriyi sadece konusu hatırına güç bela bitirebildiğimde mangası böylesi popülerlik kazanmş bir anime için tamamen zaman kaybı demiştim. Bir kez daha animeye uyarlansa çok iyi sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak Japonya'da animeler pek yeniden yapımıyor ne yazık ki.

Gelelim iki televizyon dizisi uyarlamasına. Benim ilk gözağrım Hana Yori Dango: Japonya Live Action versiyonudur. Manga'ya büyük oranda sadık kalınarak yapıldı ve güzel bir finalle sonlandırıldı. (Birileri bu finalin güzel bir anime versiyonunu yapsa ne iyi olur.) Göze batan noktalarına gelince: Serinin müzk albümlerini de seslendiren Arashi grubu üyesi Tsukasa'yı canlandıran Jun Matsumoto'nun ve Rui'yi canlandıran Shun Oguri'nin oyunculuğunu pek beğenmedim. Rui 'de sanırım mangadan gelen bir uyuzluk var. Genelde  ekrana anime ya da manga kaynaklı bir live action uyarlanıyorsa nedense sanki oyuncular anime karakteri gibi davranıyor. İşte ben bu tazı sevmiyorum. Live Action'lardan kaçmamın sebebi de sanırım bu. Ancak kimi sahneler oldukça etkileyiciydi. Başrol kadın karakterimiz Tsukushi'yi canlandıran oyuncu Inoue Mao özellikle kore veriyonundaki oyuncu Ku Hye-sun ile kıyaslandığında çok daha başarılı bir oyunculuk sergiliyor. Ancak seri doksanlardan geldiği için şu an izlemesi keyif veriyor diyemeyeceğim.  


Bu bağlamda Kore versiyonu Kkotboda Namja daha ılımlı ve duygusal sayılabilir. Karakterlerin iç dünyalarına ya da ilişkilerine daha fazla yer verilmiş. Ancak ben ve benim gibi aslına sadık kalınmayan senaryosu yüzünden oyuncuları hatırına izlenilebilir kabul edilse de biraz uyduruk yapılmış hissi uyandırıyor. Özellikle Ku Hye-sun'nu oynadığı O "Jandi" karakterinin mimik ve tavırları öyle yapay ve iticiydi ki bazı bölümlerde katlanamadım. Sanki bir beyin özürü varmış hissi uyandırıyordu. Japon versiyonunda zaman zaman yetersiz olarak nitelendirdiğim duygusallık kore versiyonunda biraz fazla abartılmış gibiydi. Hele o final kimin fikriydi bilemiyorum! Sanırım biz insanoğlu memnun edilmesi zor yaratıklarız. Oyuncuların hemen hemen hepsi hayli ünlü oldular bu dizi sonrası. Kim Hyun-joong (aynı zamanda SS501 adlı hayli ünlü bir müzik grubunda solist ve ünü dizi öncesine dayaniyor), Lee Min Ho (toplamda 4 tane dizini izlediğim bir oyuncu. Ancak Kkotboda Namja'da dahil çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim) Kim Bum (En son bildigim kadarıyla bir sineması gösterimdeydi) Yapım, ülkemizde internet ve başarılı fansub çalışmaları sayesinde hayli geniş bir izleyici kitlesina sahip olan Kore dizileri içerisinde klasiklerden biri olarak sayılabilir yine de.Bu arada her zamanki gibi TRT bize bir güzelik yaptı ve TRT Okul kanalında Kkotboda Namja'yı Yaban Çiçeği adıyla yayınlamaya başladı. Bu isim ne kadar uydu tartışması yapmayacağım. Parantez içi Boys Over Flower biçiminde adlandırmasa büyük olasılıkla pekçok izleyicinin de gözünden kaçaçaktı bu güzelim yapım. Ayrıca sonunda bu diziyi ekrana taşıyabilen bir kanal olduğu için memnuniyet duyuyorum. Yanlız Jandi karakterinin sesini pek hoş bulduğumu söyleyemeyeceğim. F4 karakter sesleriyse gayet iyi gitmiş. Dizi öncesi Radi Hoca yorumlarini izlemekten de eğlenceliydi benim için. Bir de TRT'nin bu dizi de bile sansür uygulamasına  bir anlam veremedim. Gayet derli toplu ve zararsız görüntüler içeriyordu. Bazen cidden saçmalıyorlar.


Bir süre önce Türkiye'de de benzer bir proje olacağını duymuş ve hayli heyecanlanmıştım. Ancak Güneşi Beklerken adı ile yayınlanan dizi başladığında okul sahibi zengin çocuk ve orta gelirli aile kızı dışında benzerlik olmayan bir senaryo ile karşılaşınca aynı beklentiyle ekran karşına geçen pek çok izleyici gibi tam bir hayal kırıklığı yaşadım. F4'ten eser yokken dizi zaten vaadettiği çizginin dışına çıktı. Ancak bu dizi uyarlama beklentisiyle izlenmezse bence konu itibariyle beş uyaramadan çok daha çekici öğeler barındırıyor ve bu haliyle kanımca oldukça da başarılı. Ayrıca Hana Yori Dango ve Kkotboda Namja'dan alınmış birçok kareyi  dizide öyle ya da böyle görmek mümkün.



Kkotboda Namja Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın
Kore Dizilerim Blogu

2 yorum:

emiko dedi ki...

Ben japoni versiyonunu izlemedim seker. Animesi konusunda senile hemfikirim hatirlarsan. Ammaaa Kore versiyonuna laf atma :)))) ouzel like rui esiti karakteri ve hikayedeki rolunu Ben cok begendim ;) bilirsin hep ikinci karakterlere takilirim :) bu arada hanayori dangonun kore versiyonunu izledigimi anlamam dizi bittikten sonra oldu hahaha. Merak ettim japon versiyonun sonu nasildi. Japon versiona da biraz baktim ama cok itici geldi bir bolum bile izlemedim.

Emeraude Sanane dedi ki...

:))) Öncelikle seni nette görmek harika. Japon versiyonu ilk izlediğin olsaydı bence farklı düşünürdün. Ayrıca Manga çizeri doğrultusunda senaryonun devam ettiğni ve final sinemasıyla bittiğini düşünürsek uydurma son olan kore versiyonunu kabullenmem pek kolay olmadı. Ancak Kore versiyonu daha sıcak ve duygusal bulduğumu kabul ediyorum. Japon anime drama ya da sinemalarında duygusallık bulmak sen de bilirsin daha zor.

Yorum Gönder