5 Mart 2013 Salı

Lady Georgie



Herhalde 80'lerin ortalarıydı. TRT'nin çok uzun zamandır arattığı o renkli dönemde (ama televızyonumuz sıyah-beyazdı:)) hayal meyal hatırladığım hatıralardan biri, oturduğumuz semtteki cıvıl cıvıl bir çocuk ve oyun ortamında Lady Georgıe başladığı saatte tek bir çocuğun kalmadığı ve sadece kendimizin değil pekçoğumuzun annelerinin de de tabiki sayemizde müptelası olduğu bu animeyi izlemekti. Seneler çabuk geçiyor. Lady Georgie uzun süre sadece anılarda hoş bir yer edindi. Show Tv'den sonra Trt 2'de ve daha kim bilir kaç kanalda daha izleme imkanı bulduk. Bizler büyümüstük. Yeni nesiller sevdiler mi bilinmez. Ama belli bir dönemin insanları için hoş bir anıydı.

Çiftilik işleten Butman ailesinin babası iki oğlu ile odun kesmek için gittiği ormanda bastıran şiddetli yağmur altında ağlayan bir çocuk sesi duyar. Eve döndüğünde beraberinde taşıdığı Georgie adındaki bebek artık hayatlarının bir parçasıdır.Doğduğundan beri çıkarmadığı kolundaki işlemeli şık bilezik kendisi bilmese de geride kalan ailesinden tek yadigardır.Anne Butman'ın her zaman bir adım mesafeli durduğu Georgie aile yanında onların öz kızı gibi büyür. Derken bir gün talihsiz bir kazada babaları hayatını kaybeder. Böylece huzur dolu yaşamları birden bire tuzla buz olur.Aile kimi zorluklarla karşılaşır, ancak üstesinden gelmeyi başarırlar. Georgie serpilip güzelleşirken iki abisi tarafından gizliden gizliye kardeşten öte duygularla sevilir. Anne Butman bunu farketmekte gecikmez. Oğullarının hisleri nedeniyle birbirlerini rakip hale gelince, dahası tüm bunlardan habersiz Georgie Avusturalya'ya demiryolu açılış töreni için gelen ingiliz soylusu Lowell isimli gence aşık olunca kızdan nefret eder. O'nun aileyi parçalayan öfkesinde Georgie kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır. 

Bu animenin senaryosu filmlere konu olacak ölçüde yetişkinlere hitap ediyordu. Çizimleri -yapıldığı dönem için- gözalıcı biçimde estetikti. Elbette yayınlandığı tarih orjinal sonu kaldıracak bir devir değildi. Animede, mutlu sonla biten ama sonunda Lowell, Abel ya da Artur arasında ilk aşkını feda edip diğer ikisinden hiçbirini secmeyen ve sevgisini kabul etmeyen bir Georgie kaldı hatıralarımızda. Orjinal sonu -eğer yapılsa idi- hiç süphesiz hafızalarımızdan kazınmazdı. Abel Gergie'nin aşkını kazandığı için mutlu ama sonuda öldüğü için mutsuz olurduk. Ve Georgie'nin Abel'dan olan oğlu ile Avusturalya'ya döndüğü zaman öldü sanılan Arthur'la karşılaştığı sahne güzel bir son olabilirdi. Belli olmaz bakarsınız bi remade daha görürüz.

Burada açıklık getirmek istediğim bir konu var. Georgie'nin ilk görüşte aşık olup uğruna yollara düştüğü Lowell'la İngiltere'de yeniden bir araya geldiği günün gecesi birlikte olduğu hikayesi. Ancak sanılanın aksine ne anime ne de mangada böyle bir konu yok. Peki neden ülkemiz izleyicilerinde böyle bir algı oluştu? Öncelikle bölüm sonu bunu ima eden bir görüntü ile sona eriyordu. Ancak bir sonraki bölümün açılış müziğinden hemen önce verilen özet kısmında Georgie gözyaşları akıtmaya başlayınca Lovell yaptığı "centilmenlik dışı" davranışın farkına varıp duruyor ve kızı sadece öpüp  ayağa kalkıyordu. Ancak bizim kanallarımız neden bilemiyorum ama müziği öncesi özet niteliğindeki bu kısmı yayınlamadan direkt açılış müziği ile animeyi başlattıkları için ülkemizdeki izleyiciler o konuyu birlikte oldular şeklinde yorumlandı. Nette tv çekim, İspanyolca var olan tek versiyonda da sanırım müzik öncesi özet kısım yok. Dolayısıyla bu yanlış algı günümüze kadar uzayıp gitmiş durumda. Sonuç olarak "Önüne çıkan her tiple birlikte olan Georgie" gibi acayip yorumlara denk gelen bir izleyici olarak her halde söz konusu bu durum bizde çoğu zaman yaratılan şehir efsanelerinin gerçeği nasıl da çarpıtarak değiştirebileceğini gösteren iyi bir örnek olsa gerek. 

0 yorum:

Yorum Gönder